Menu
Your Cart

Hikayemiz

Avukatlık mesleği kökleri çok eski ve derin bir ağaç gibidir. Kökleriyle geçmişi, sürekli yeşillenen yaprakları ve çiçek açan dalları ile her daim yenilenen bir yaşamı, geleceği temsil eden bir ilim ağacı. Gövdesi avukatlık olan bu ağacın yaprakları olan avukatlar bazen birbirlerini gölgelendirirken bazen de diğerlerine nefes olurlar. Ağacın yaprakları giderek artıyor. Mesleğe katılan avukat sayısında ihtiyacın üzerinde oluşan artış ile teknolojik gelişmelere bağlı olarak avukatlığın, aynı zamanda teknik bir iş haline gelmeye başlaması güncel ve farklı mesleki çalışmaların yapılmasını gerektiriyor

İnsanoğlunun en büyük başarısı değişime uyum sağlayabilmesidir. Yaşamı ve dünyayı zorlayan, yani mevcut hali değiştirmeye çalışan değişim sürecinde ‘dönüşüm’ü yani yeni olanı yaratmak istiyoruz. Garip bir anlam arayışına dönen yaşamın içinde avukatlık mesleğine dair yeni bir anlam kurmayı seçtik. Köklü bir çözüm üretmek zor da olsa mesleğe inancımızı tazelemek istedik. Tam da şimdi hepimizin bir ağacın etrafında toplanması gerektiğine inanıyoruz. Bu yüzden duyarlı, faydalı ve sorumlu bir yaklaşımla ilim ağacındaki yerimizi almamız ve içerisinde bulunduğumuz belirsiz koşullar altında mesleğe daha çok katkı sunmamız gerektiğine karar verdik. Deneyimli olanların özellikle mesleğe yeni başlayacak olan meslektaşlara, mesleği, inceliklerini, sırlarını, değerlerini ve etik anlayışını öğretmeleri amacıyla; avukatlık mesleğini yaşamak ve yaşatmak hevesiyle mesleğimize ve cübbemize bir ruh katmanın onurunu yaşamak istiyoruz

Ağaç (Ankara Güncel Avukatlık Çalışmaları) tam da nedenlerle, avukatlık mesleğinin geleceğine ışık tutmak için kuruldu. Bunun da inandığımız doğruların peşinden giderek yapacağımız uzun bir yolculuk olduğunun farkındayız. Somut, pratik ve metoda dayalı uygulamalı eğitimlerle başlamayı düşündüğümüz bu hikâyenin; bir meslek kültürü oluşturma amacıyla, rekabet değil dayanışma ikliminde başarılı hukukçuların yetişmesine maddi-manevi katkı sunan bir Vakfa dönüşmesini hayal ediyoruz.

Avukatlık mesleğinin her zamankinden daha çok sorgulayan, araştıran ve çalışan insanlara ihtiyacı var. Eğer , içlerinde avukatlık mesleğinin, insana ve hayata dokunan o büyülü tarafını hisseden üstadlar bir zamanlar olduğu gibi genç bir meslektaşına mesleği öğretmenin yolunu yeniden tutarsa, o gençler şimdilik nasıl kullanacaklarını bilmedikleri becerileri sayesinde bir zanaatın içinde mükemmelliğe erişebileceklerdir. Aksi takdirde önce kendine , sonra bizlere ve elbette avukatlık mesleğine zarar vermeleri kaçınılmazdır.

Yarının avukatlarından, bu mesleğin geleceği olanlardan ümitli olmak ve onları yetiştirmek, yetişmelerine destek olmak zorundayız. Tecrübe ve deneyimlerimizi, gençliğin o karşı konulmaz cesaret ve heyecanı ile buluşturmak bizim için de heyecan verici olacak, bunun farkındayız.

Değerli meslektaşlarımız,
“Gelecek, henüz belirgin olmadan fırsatların farkına varabilenlere aittir” diyen Oscar Wilde’i dinleyin. Bıkmadan usanmadan, iyi ve güzel olanı yapmak, geleceği ve hayatını seçmek, bilmek ve bildiğini en iyi şekilde kullanmak senin elinde. Zaten dönüşüm tam da bu değil mi!